<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title><![CDATA[' Yazgulu ' F O R U M]]></title>
		<link>http://www.yazgulu.info/</link>
		<description>yazgulu,sevgi,aşk,ekart,mesajlar,sms sözleri,hayata dair hersey,yazılar,edebiyat,şiir,ekart,oyun,meladi</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Wed, 08 Sep 2010 00:27:08 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.yazgulu.info/images/misc/rss.png</url>
			<title><![CDATA[' Yazgulu ' F O R U M]]></title>
			<link>http://www.yazgulu.info/</link>
		</image>
		<item>
			<title>Gelmiş ßahar</title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38754-Gelmi-ahar?goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 15:38:41 GMT</pubDate>
			<description>Gelmiş bahar gecmiş yazlar neyleyim  
 
Dinleyin derdimi daglar söyleyim  
 
O yardan bir haber verin öleyim  
 
Vallah öleyim billah öleyim 
 
Halim...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Gelmiş bahar gecmiş yazlar neyleyim <br />
<br />
Dinleyin derdimi daglar söyleyim <br />
<br />
O yardan bir haber verin öleyim <br />
<br />
Vallah öleyim billah öleyim<br />
<br />
Halim cok perişan bagrım yaralı <br />
<br />
Şu dünyada bir yar sevdim el aldı <br />
<br />
Konuşacak bir tek dostum kalmadı<br />
<br />
Toplayacak bir tek gülüm kalmadı ...!!</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/14-iir-Kesi">Şiir Köşesi</category>
			<dc:creator>NeTKraL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38754-Gelmi-ahar</guid>
		</item>
		<item>
			<title>AŞk</title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38753-Ak?goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 11:09:44 GMT</pubDate>
			<description>Çok uzun zaman Önce yazmiŞtim</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Çok uzun zaman Önce yazmiŞtim</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/5-Ak">Aşk</category>
			<dc:creator>ASKER</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38753-Ak</guid>
		</item>
		<item>
			<title>KalÇayi ÇaliŞtiranlarin ÇaliŞtiramadiĞi-can dÜndar</title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38752-Kalayi-alitiranlarin-alitiramadii-can-dndar?goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 09:38:38 GMT</pubDate>
			<description>*Kalçayı Çalıştıranların Çalıştıramadığı… (http://www.fikiratolyesi.com/2007/04/29/kalcayi-calistiranlarin-calistiramadigi/)* 
  
Hayretler...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><a href="http://www.fikiratolyesi.com/2007/04/29/kalcayi-calistiranlarin-calistiramadigi/" target="_blank">Kalçayı Çalıştıranların Çalıştıramadığı…</a></b><br />
 <br />
Hayretler içerisindeyim. Bugün reklam yapım işinde çalışan bir arkadaşımla konuşuyorum, bana geçen gün başından geçen bir hikayeyi anlatıyor.<br />
Çektikleri bir reklam filmine figüran oyunculuk için başvuran kızlardan biriyle havadan sudan konuşurlarken birden kulağına yaklaşıp “ay ne şeker çocuksun sen, benim seks partner’im olur musun?” demiş!<br />
“Peki sen ne dedin” diye sorduğumda; “Tanışalı daha 5 dakika olmamıştı Tunç, şaşkınlıktan güldüm sadece” dedi. Sonra kız elinden cep telefonunu alıp kendi numarasını aramış. Yani daha sonrasını garanti altına almış kolay yoldan. Bugün de ilk buluşma için göndermiş sms’ini. [Bizimki henüz cevap vermedi ancak sms de her an cevaplanmak üzere silinmemiş duruyor!]<br />
Bu kadar mı ucuzladı bu işler? Havlayan köpeğe et parçasını atarsan kesermiş sesini derler ya… “Nasıl pişsin” diye sormanın bile artık zaman kaybı görüldüğü bir dönemde mi yaşıyoruz?<br />
Benzer sms’leri her gece kaç kişiye atıyordur ve kaçından olumlu cevap alıyordur diye kendi aramızda bir istatistik yaptık. Vardığımız sonuç; boş geçmiyordur! Kullan, at, yenisini al…<br />
Amacım reklam sektörünü karalamak değil elbette…<br />
 <br />
Ancak ünlü olma sevdası nasıl her türlü değeri yok edebiliyor? Veya 5 dakika önce tanıştığın bir kişiye yapılan böylesine bir teklif; bir medeniyet, bir gelişmişlik, bir doğallık göstergesi midir?<br />
<br />
[İleri görüşlü olduğu söylenen] ben, bu yozlaşmaya hayretler içerisinde tanık olurken, dört sene önce kaleme alınmış bir <a href="http://www.milliyet.com/2003/07/17/yazar/dundar.html" target="_blank"><font color="#000000">yazıya</font></a> denk geliyorum Can Dündar’dan. Can adeta “Ben çözdüm olayı” der gibi:<ul><li>“Dünkü Milliyet’in 3. sayfasında bir haber: “12 yaşındaki kız internette tanıştığı adama kaçtı.” Sayfayı çevirin: Edirne’de sevişirken görüntülenen liseli kızın fotoğrafları… Ve günlerdir Mardin’den Sivas’a kadar Türkiye’nin dört bir yanından 12-13 yaşında küçük kızlara tecavüz haberleri…<br />
Madalyonun bir yüzünde ağzı salyalı sübyancılar var. Peki diğer yüzünde?.. Alttan alta inanılmaz bir “ergen ihtilali” yaşadığımızın farkında mısınız?<br />
Son zamanlarda bir lise mezuniyet balosunda bulundunuz mu hiç? Gitseniz, gördüğünüz ağır makyajlı, cesur dekolteli, yüksek topuklu, cep telefonlu kızların 16-17 yaşında olduğuna inanabilir miydiniz acaba?<br />
Levent’te bir estetik kliniğinde görevli bir uzmanla görüştüm. Dinlediklerime inanamadım: “14-15 yaşında kızlar, ana babalarından habersiz gelip kaşlarını kaldırmak, fazla yağlarını aldırmak, selülit tedavisi yaptırmak istiyor”muş.<br />
Geçenlerde bir kız elinde Angelina Jolie’nin fotoğrafıyla gelmiş ve “Bununki gibi dudak istiyorum” demiş. 18&#8242;lik bir lolita da göğüslerini büyütmesi için yalvarmış. “En büyük istekleri” neymiş biliyor musunuz? Zara’nın ya da Diesel’in 34 bedenine sığmak… Bunun için yarışıyorlarmış:<br />
“Çünkü televizyonda gördükleri mankenler 34 beden giyiyor. Onu giyebilmek için 44 kilo kalmaları lazım. Bunun için resmen aç geziyorlar. Gün boyu yedikleri, bir kase yoğurt, iki tas salata, sigara, kahve ve kola… 500 kaloriyle yaşamaya çalışıyorlar. O yüzden vücutlarında demir, sodyum eksikliği var. Yanlış beslendikleri için vücutları hızla deforme oluyor, müdahale için de bize geliyorlar.”<br />
Uzman, bunun son 3 yılda gözlenen bir “patlama” olduğunu söylüyor: “Ben de anneyim, 18&#8242;lik ‘lipolu’ (yağ aldırmış) kızları görünce dehşete kapılıyorum. Biriktirdiği 300 – 500 milyonla gelip ‘Dudağımızı şişir’ diyenleri ‘Bırakın dudağınızı da gidin kafanızı şişirin’ diye geri yolluyorum.”<br />
Genelde üst gelir grubundan hastaları bulunan bir jinekoloğun gözlemleri daha da çarpıcı: “Genç nüfusta müthiş bir uyanma var” diyor. 17-18 yaşlarında lise öğrencilerinin kürtaj için başvurduğunu söylüyor ve bazı gözlemlerini aktarıyor: Batı’da ergenlik yaşı 16-17&#8242;den 11-12&#8242;ye geriledi. Amerika’da 10 yaşa kadar düştü. Genç kızlar annelerinden çok daha erken adet görüyor artık…<br />
Bunun, iklimden beslenmeye kadar pek çok nedeni olabilir ama en önemli nedenlerinden biri “psiko – seksüel uyarımın artması”… Yani, okulda, çevrede ve özellikle de medyada cinsel teşhirin yaygınlaşması… Baştan çıkarıcı klipler, uyarıcı filmler, cinsellik yüklü diziler, çıplaklığa çağıran reklamlar, beyinde ergenliği erken uyandırıyor, cinselliğin keşfini hızlandırıyor.<br />
Özellikle varlıklı kesimden gençler, lise çağında, özentiyle büyük ve seksi görünme derdine düşüyor. Karşı cinsi de sadece bir seks nesnesi olarak görüyor.<br />
Anneleri mi? Onlar da kızlarının ponponlu çorapları ve lastik ayakkabılarıyla genç görünme çabasında… Küçükler büyük, büyükler küçük görünmek için yarışıyor adeta…<br />
Kimseyi suçlamayalım; bu tablo bizim eserimiz:<br />
İyi bir kalça sahibi olmanın, iyi bir kafa sahibi olmaktan daha fazla prim yaptığı bir ülkeden ne bekliyordunuz ki? Kafasını çalıştıranların kafasını koparırken, kalçasını çalıştıranları baş tacı eden bir toplumda nasıl çocuklara “Göğsünü değil, kütüphaneni büyüt” öğüdü verebiliriz ki?<br />
Yasak çare değil…<br />
Beyin faaliyetine itibar kazandırmaya ve öncelikler konusunda topyekün bir hesaplaşmaya ihtiyacımız var.”</li>
</ul>* * * * * <br />
Eminim “kalçadan çok kafasını çalıştıranların” değer gördüğü bir “toplum” çoğumuzun hala ortak hayali. Daha fazla gecikmeden…</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/11-Konu-Serbest">Konu Serbest</category>
			<dc:creator>ASKER</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38752-Kalayi-alitiranlarin-alitiramadii-can-dndar</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Zormu Geldi Adam Gibi Sevmek.....!!!</title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38751-Zormu-Geldi-Adam-Gibi-Sevmek-%21%21%21?goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 09:31:47 GMT</pubDate>
			<description>Ve sen yoksun artık 
Ne sıcacık bakan gözlerin 
Ne sarıldığım zaman yok olduğum, 
Senin benliğinde var olduğum dünyan 
 
 
 
Ne beni yakan yüreğin...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Ve sen yoksun artık<br />
Ne sıcacık bakan gözlerin<br />
Ne sarıldığım zaman yok olduğum,<br />
Senin benliğinde var olduğum dünyan<br />
<br />
<br />
<br />
Ne beni yakan yüreğin<br />
Ne yüreğime saklayacağım tek bir sözün var<br />
Ve sen yoksun artık<br />
<br />
yaşayamıyorum, nefes alamıyorum<br />
çok canım acıyor kanıyor yaralarım<br />
sevemiyorum insanlarıçünkü hiçbiri sen değil<br />
beni saran varlığın nerde<br />
<br />
ve sen yoksun artık<br />
ben yapayalnız kaldım bu acımasızlıklarda<br />
ben sensiz kaldım<br />
gittin değilmi<br />
<br />
tek söz yok yüreğime saklayacağım,<br />
tek bakış yok gözlerimde saklı kalan<br />
kokun yok dudaklarımda ıslaklığın ve senin hayatında da ben<br />
ve sen yoksun artık<br />
<br />
uyuyamıyorum oysa ben günlerce sadece uyumak istiyorum<br />
tek kavuşabildiğim rüyalarımda seninle buluşmak için<br />
senin için<br />
<br />
hani seninleyken en güçlü fırtınalara dayanabilen bir çınardım ya<br />
şimdi bir meltem beni yıkıyor<br />
sensizim<br />
<br />
gittin ya beni, BENİ ANLAMAYAN İNSANLARLA BIRAKTIN YA<br />
<br />
neydi bana nefretin<br />
bu kadar acıyı bana yaşattın<br />
bir terkediliş değil yokluğunun varlığını hissetmeme<br />
<br />
neden olan acı<br />
sensizlikle dövüşmem de değil<br />
sanki yemin etmiş gibi acılarını sahiplenmekte değil<br />
gidişin bir ihanete bir yalnızlığıa bir yok oluşa kabul edememek bunu anlamamak içimde fırtına<br />
<br />
kayboluş aşklara insanlara son çığlık içimdeki yıkılışta<br />
yapamam dayanamam bunu anlayamam, anlatamam<br />
bir tarafım seni inkar ederken bir tarafım seni delice kabulleniyor çıkıp karşıma<br />
<br />
yapmadım demeni bekliyor<br />
ama sen yüreğime inat susuyorsun<br />
ve sen yoksun artık<br />
keşke son kurşunu yüreğime sıksaydın bu kadar kanarmıydı içim.<br />
<br />
sen benim canımdın, canımı aldın<br />
Senden sonra bir daha ben olamadımki…</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/14-iir-Kesi">Şiir Köşesi</category>
			<dc:creator>NeTKraL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38751-Zormu-Geldi-Adam-Gibi-Sevmek-%21%21%21</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Mülakatlarda Sözlü İletişimin Vücut Diliyle Desteklenmesi</title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38750-Mlakatlarda-Szl-letiimin-Vcut-Diliyle-Desteklenmesi?goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 13:18:49 GMT</pubDate>
			<description>İş ilişkileri sözlü ve yazılı iletişime dayanıyor. Tarafların birbirine verdiği sözler, mutabık kalınan şartlar yazılı olarak somut anlaşmalarla...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>İş ilişkileri sözlü ve yazılı iletişime dayanıyor. Tarafların birbirine verdiği sözler, mutabık kalınan şartlar yazılı olarak somut anlaşmalarla kalıcılığını sağlıyor.<br />
<br />
Çalışanların iş verenleriyle, şirketlerin müşterileriyle, işe alımcıların adaylarıyla görüşmelerinde iletişimi sadece konuşmalar, sloganlar, raporlar ve testler oluşturmuyor. İki tarafın birebir görüşmelerinde birbirlerini anlamaları, güven duymaları ve iş ilişkisini geliştirmeleri için sözlerin ötesinde vücut dilinin anlattıkları büyük önem taşıyor.<br />
<br />
10 saniyeden az süreden oluşturulan ilk izlenim, ilerleyen dakikalarda vücut dili ve sözlerle birleşerek kişilerin birbirleriyle ilgili genel izlenimler oluşturmasını sağlıyor. Kimi uzmanlar iletişimin %93’ünün sözel olmayan iletişime dayalı olduğunu savunmakta. Göz teması, duruş, oturuş, mimikler, el ve ayak hareketleri vücut dilinin sözcüklerini oluşturmakta. Bu sessiz sözcükler bizlere çoğu zaman daha çok şey söylüyor, kelimelerin açık açık ifade edemediğini olduğu gibi ortaya koyuyor.<br />
<br />
Vücut dilinin önemini ve işe alımdaki rolünü Exelect İşe Alım’ın Genel Müdürü Jale Bengiler ile görüştük. Bengiler, yaklaşık 20 yıldır iletişimin farklı alanlarında bulunmuş. Sekiz yıldır insan kaynakları sektöründe, üç yıla yakındır da Exelect İşe Alım’da görev yapıyor. Exelect İşe Alım, sektör ve poziyon ayrımı yapmaksızın hizmet veren bir şirket. İçinde bulunulan dönemde ağırlıklı olarak, satış kadroları, mühendisler ve orta düzey yöneticilere yönelik arayışları var.<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.datassist.com.tr/yenilikler/sozlu-iletisimi-vucut-diliyle-desteklenmeyen-adaylar-mulakatlarda-soru-isareti-yaratiyor.html" target="_blank"><br />
&quot;Sözlü İletişimi Vücut Diliyle Desteklenmeyen Adaylar, Mülakatlarda Soru İşareti Yaratıyor!&quot; başlıklı yazının devamını okumak için tıklayın...</a><br />
<br />
Datassist - Ayşe Nazmiye Uça</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/183-Ekonomi-Borsa"><![CDATA[Ekonomi & Borsa]]></category>
			<dc:creator>dts</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38750-Mlakatlarda-Szl-letiimin-Vcut-Diliyle-Desteklenmesi</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Domuz Gribi Ekonomiye De Bulaşıyor</title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38749-Domuz-Gribi-Ekonomiye-De-Bulayor?goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 13:18:06 GMT</pubDate>
			<description>Domuz gribi, finansal krizden sarsılmış olan dünya gündemine küresel bir tehdit olarak düştü. Birçok bilinmeyeni ile, uluslararası sağlık...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Domuz gribi, finansal krizden sarsılmış olan dünya gündemine küresel bir tehdit olarak düştü. Birçok bilinmeyeni ile, uluslararası sağlık örgütlerinin ve hükümetlerin dikkatle yaklaştıkları olası salgın riski, tüm otoriteleri korumacı bir politikaya götürüyor. Grip salgınının yayılmaması için Meksika ve Amerika’nın enfekte olmuş yerleri adeta karantinada.<br />
<br />
Salgının yayılmasını önlemek amacıyla, son derece sofistike takip sistemleri dünyanın her yerindeki vatandaşların sağlığını gözlemliyor, grip belirtileri gösteren kişilerin tetkiklerini ve gereken müdahaleleri anında gerçekleştiriyor. Geçmiş salgın hastalık yönetiminden alınan dersler daha gelişmiş teknolojilerle pekiştiriliyor. 2002 yılında yaşanan Asya merkezli SARS salgınının 800’den az ölümle kontrol altına alınması, dünyanın seyahate kapanması ve dakika dakika hastalığın yayılmasının izlenmesiyle mümkün olmuştu. Diğer bir rahatlatıcı faktör ise, grip aşılarının domuz gribi virüsüne etki etmesi – özellikle yayılma hızı ve ölçeğini azaltabiliyor. Salgın büyümeden alınması gereken tedbirlerin alınması ve büyük ölçekli salgınlara hazırlıklı olunması, insanoğlunun sağlığını sürdürmesi için önem taşıyor.<br />
<br />
Dünya Sağlık Örgütü’nün verileri, 6 Mayıs itibarıyla A(H1N1) enfeksiyonu taşıyan domuz gribi vakalarının, 23 ülkede 1893 vakaya ulaştığını gösteriyor. Meksika’da ortaya çıkan virüs, kısa sürede ülke içinde 942 vaka ve 29 ölümle sonuçlandı. ABD’de 642 enfeksiyon ve 2 ölüm vakası tespit edilirken, Kanada’da 165 vaka bildirildi. Kuzey Amerika’da daha çok vaka görülmesine karşın, virüsün yayılma hızı, kişiden kişiye değişen şiddeti, ölüm tehlikesi yarattığı yaş grubu gibi karakteristik özellikleri henüz net değil. Birçok bilinmezliğin içinde, çoğu ülke sağlık güvenlik önlemlerini en üst seviyelere taşıyor, vatandaşlarına Meksika’ya gitmemeleri tavsiyesinde bulunuyor. Virüsün yayılmasının engellenmesi ve ölümlerin önüne geçilmesi primer önem taşıyor, ancak dünya ekonomisinin sarsıntı halinde olduğu bugünlerde salgının ekonomiye olası etkileri de tartışılıyor.<br />
<br />
<a href="http://www.datassist.com.tr/yenilikler/domuz-gribi-ekonomiye-de-bulasiyor.html" target="_blank">&quot;Domuz Gribi Ekonomiye De Bulaşıyor&quot; başlıklı haberin devamını okumak için lütfen tıklayın...</a><br />
<br />
Datassist - Ayşe Nazmiye Uça</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/183-Ekonomi-Borsa"><![CDATA[Ekonomi & Borsa]]></category>
			<dc:creator>dts</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38749-Domuz-Gribi-Ekonomiye-De-Bulayor</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Çölde Vaha Yaratan Girişimciler</title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38748-lde-Vaha-Yaratan-Giriimciler?goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 13:16:27 GMT</pubDate>
			<description>Amerikalı yazar ve teknoloji analisti George Guilder’a göre, girişimci; bir çöle, tropik ormana veya yıkıntıya bakıp bir bahçe gören kişidir. Her...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Amerikalı yazar ve teknoloji analisti George Guilder’a göre, girişimci; bir çöle, tropik ormana veya yıkıntıya bakıp bir bahçe gören kişidir. Her baktığı şeyi yeni değer yaratmak için fırsat olarak görür. Girişimciler olmadan ekonomi ölüdür, ekonomiyi canlandıran yaratıcı güç girişimlerdir. Peki, girişimciyi girişimci yapan özel tarif nedir? Girişimcilerin ortak davranış kalıpları, alışkanlıkları ve kişisel özellikleri nelerdir?<br />
<br />
Girişimcilik karakter özelliği gibi doğuştan mı ediniliyor? Yoksa, girişimcilik öğrenilen öğretilen temellere mi dayanıyor? Girişimcilik toplumsal faktörlere dayalı mı? Bazı toplumlarda daha fazla girişimci olması, o toplumun eğitim sistemine, refah düzeyine ve analitik düşünmesine mi bağlı?<br />
<br />
Girişimciliği bir karakter özelliği veya hayata yaklaşım olarak değerlendirirsek, bu özelliğin seviyesinin kişiden kişiye değiştiğini görürüz. Kimi insanlar gözlemleme, analitik düşünme ve ihtiyaç belirleme konusunda daha yetenekliler. Sadece durum tespiti ile yetinmeyip, bu ihtiyacı karşılamak için de harekete geçerler. Belirledikleri ürün veya servise duydukları inanç, bu alanda çalışma tutkusu ve azim, riskleri ve tehditleri göğüslemek için gereken cesaret ile birleşince girişimciler, tam hızla kendini işe adarlar. Bu itici güç; içten gelen, yaş, deneyim ve eğitim gibi etiketleri bir kenara iter.<br />
<br />
<a href="http://www.datassist.com.tr/yenilikler/colde-vaha-yaratan-girisimciler.html" target="_blank">Yazının geri kalanını okumak ve Google'ın bünyesinden doğan firmalar hakkında bilgi almak için tıklayın...</a><br />
<br />
Datassist - Ayşe Nazmiye Uça</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/183-Ekonomi-Borsa"><![CDATA[Ekonomi & Borsa]]></category>
			<dc:creator>dts</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38748-lde-Vaha-Yaratan-Giriimciler</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yenilikçi Yeşil Girişimciler</title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38747-Yeniliki-Yeil-Giriimciler?goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 13:15:54 GMT</pubDate>
			<description>Küresel kriz sonrasında, iş dünyası bambaşka bir döneme başlayacak. Birçok klasik iş alanı ya kendini yenilemeye gidecek ya da yavaş yavaş ortadan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Küresel kriz sonrasında, iş dünyası bambaşka bir döneme başlayacak. Birçok klasik iş alanı ya kendini yenilemeye gidecek ya da yavaş yavaş ortadan kaybolacak. Bu durum, yeni dünya düzenini geliştirirken her sektör için geçerli olacak. Sırtı hiçbir zaman yere gelmeyecek enerji sektörü bile, doğayı korumak ve sürdürülebilir ekonomiye katkıda bulunmak için, geliştirilmiş, daha temiz ve doğa dostu olabilmek için kendini yenilemeye ve bu yolda yatırımlar yapmaya gidecek. Öyle ki, bu sektörel değişim sadece birkaç çevre dostu girişimci için değil, tüm dünya hükümetleri için öncelikli politika olma yolunda.<br />
Yenilikçi Yeşil GirişimcilerPetrol sektörünü ve kurumsal dünyayı, tüm politikalarında destekleyen Amerika, Obama hükümetiyle bu sektörel değişime öncülük etmeyi seçiyor. Küresel ısınmayı önleyecek, yenilenebilir alternatif enerji, eko tarım ve ormanlaştırma, Obama’nın ekonomik krizi çözmek ve yeni yapılanmayı başlatmak için seçtiği üç önemli sektörden biri. Geleceği akıllıca öngören girişimciler şimdedin bu yeşil alanlara yatırım yapmaya başladılar ve kriz sonrası ekonomisinin belli başlı oyuncuları arasına girmek için bu dönemi çalışmalarını hızlandırarak değerlendiriyorlar.<br />
<br />
CNBC European Business dergisindeki makaleye göre, dünyanın dört bir yanından ‘Yesil Kahramanlar’ geleceği şekillendiriyor.<br />
<br />
<a href="http://www.datassist.com.tr/yenilikler/yenilikci-yesil-girisimciler.html" target="_blank">&quot;Yenilikçi Yeşil Girişimciler&quot; başlıklı haberin devamını okumak ve CNBC European Business dergisindeki kahraman girişimcileri görmek için lütfen tıklayın...</a><br />
<br />
Datassist - Ayşe Nazmiye Uça</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/183-Ekonomi-Borsa"><![CDATA[Ekonomi & Borsa]]></category>
			<dc:creator>dts</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38747-Yeniliki-Yeil-Giriimciler</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kariyer Planlarında, Gelişen Sektörlere Dikkat!</title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38746-Kariyer-Planlarnda-Gelien-Sektrlere-Dikkat%21?goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 13:13:27 GMT</pubDate>
			<description>Dünyanın bugün fotoğrafı çekildiğinde, karanlık, karmaşık, düzensiz ve belirsiz bir ortam hakim. En güvenilir, sağlam ve getirisi en yüksek olan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Dünyanın bugün fotoğrafı çekildiğinde, karanlık, karmaşık, düzensiz ve belirsiz bir ortam hakim. En güvenilir, sağlam ve getirisi en yüksek olan yatırımların şişirilmiş, finans sektörünün sallantıda, işsizliğin artışıyla harcamaların azaldığı, dolayısıyla birçok sektörde satışların düştüğü, buna paralel olarak da üretime ara verildiği, durağan, hatta düşüşte bir piyasa, dünya geneline hakim. Küresel ekonomi, yıllardır üzerine kurulan düzenin artık işlemediğini çarpıcı bir şekilde gösteriyor.<br />
 Bu karanlık tabloyu ellerinde minik fenerlerle aydınlatmaya çalışan uluslararası kurumlar, politikacılar ve iş adamları yok değil. Ancak, birey bazında harekete geçilmezse, bu zor dönemleri geride bırakmak çok daha zorlu görünüyor.<br />
<br />
Durgunluğun bir sonucu olarak, işini kaybetmiş, yeni mezun veya şirketin geleceğinin belirsizliğinden şikayetçi olanlar yakın gelecekte gelişmesi beklenen sektörleri keşfetmeli ve kendi yetenek, bilgi ve deneyimlerini bu yeni alanlarda değerlendirmeliler.  <br />
<br />
Boston bazlı bir işe alım firması olan Keystone Partners’ın ortaklarından Elaine Varelas’a göre, 2009’da iş aramanın sırrı, bir işte öğrenilen bilgi ve yeteneklerin bir diğer sektöre aktarılabilmesinde gizli. Kişinin iş arama sürecini akıllıca yapabilmesi için, gerçekten ne yapmak istediğini ve neler yapabileceğini doğru saptaması çok önemli.<br />
<br />
<a href="http://www.datassist.com.tr/yenilikler/kariyer-planlarinda-gelisen-sektorlere-dikkat...html" target="_blank">&quot;Kariyer Planlarında, Gelişen Sektörlere Dikkat!&quot; başlıklı haberin devamını okumak ve ihtiyacın yoğunlaştığı iş alanlarını öğrenmek için lütfen tıklayın...</a><br />
<br />
Datassist - Ayşe Nazmiye Uça</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/183-Ekonomi-Borsa"><![CDATA[Ekonomi & Borsa]]></category>
			<dc:creator>dts</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38746-Kariyer-Planlarnda-Gelien-Sektrlere-Dikkat%21</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Vazgeçilemez Yatırımlar</title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38745-Vazgeilemez-Yatrmlar?goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 13:12:35 GMT</pubDate>
			<description>Dünyanın her yanında işverenler, girişimciler, çalışanlar ekonominin geleceğine dair endişelere sahip bugünlerde. Hemen hepimiz, ne yapabileceğimizi...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Dünyanın her yanında işverenler, girişimciler, çalışanlar ekonominin geleceğine dair endişelere sahip bugünlerde. Hemen hepimiz, ne yapabileceğimizi düşünmekteyiz. İşini kaybedenler yeni bir işi nasıl bulacağını düşünürken, bir işi olanlar da işlerini kaybetme kaygısı içindeler genel olarak. Pek çok sektörde daralma ve küçülmeye paralel olarak faaliyetlerine son veren şirketler, personel azaltımına giden kuruluşlar, gazete sayfaları ile birlikte zihinlerimizi de işgal ediyor.<br />
<br />
Bütün bu karamsarlık ve endişe ortamında bazı sektörler var ki; büyümeye, yeni iş alanları ve istihdam yaratmaya devam ediyorlar, devam etmek zorundalar. Öncelikle bu umut veren sektörler, insanın yaşamını sürdürebilmesi için karşılamak zorunda olduğu gereksinimlere  dayalı işler; eğitim, sağlık, alt yapı yatırımları, gıda... olarak göze çarpmakta. Bunların ötesinde; bilgi teknolojileri ve yeşil teknoloji yatırımları da gerek yeni projeler, gerekse ar-ge çalışmaları ile yeni iş alanları yaratmaya aday.<br />
<br />
<a href="http://www.datassist.com.tr/yenilikler/vazgecilemez-yatirimlar....html" target="_blank">&quot;Vazgeçilemez Yatırımlar&quot; başlıklı haberin devamını okumak için lütfen tıklayın...</a><br />
<br />
Datassist - Ayşe Nazmiye Uça</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/183-Ekonomi-Borsa"><![CDATA[Ekonomi & Borsa]]></category>
			<dc:creator>dts</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38745-Vazgeilemez-Yatrmlar</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Finansal Krizin Uzakdoğu'ya Etkileri]]></title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38744-Finansal-Krizin-Uzakdou-ya-Etkileri?goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 13:11:47 GMT</pubDate>
			<description>Günden güne etkileri artan 2008 finansal krizini, birçok finans analisti ,Temmuz 2007’de yatırımcıların mortgage piyasasına güven kaybıyla yaşanan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Günden güne etkileri artan 2008 finansal krizini, birçok finans analisti ,Temmuz 2007’de yatırımcıların mortgage piyasasına güven kaybıyla yaşanan mortgage kriziyle ilişkilendiriyor.<br />
<br />
Emlak piyasasının yansımaları, ABD’de likidite krizine sebep olurken, sorun, ABD ve AB Merkez Bankalarının kapital enjekte etmesiyle çözümlenmişti. Ancak, bir seneyi aşkın süre sonrasında, Eylül 2008’de kriz daha da derinleşti, tüm dünya piyasaları dibe vurdu.<br />
<br />
 <br />
Bu birbirini kısa ara takip eden finansal kaosun neden-sonuç ilişkilerini araştıran analistlere göre, sistemdeki açıklar ve zaaflar, krizin er veya geç geleceğinin işaretini veriyordu. Finansal sistem, son derece kompleks hale gelmiş yapısından dolayı tehlikelere açıktı. Yüksek borçlanmayı cazip hale getiren finansal kontratlar ve operasyonlar ve Amerikan para politikasının borçlanma maliyetini hiçe sayan tutumu, finansal sektörü patlayacak kadar şişirdi. Finansal sektörün hipertrofisi adı verilen bir balon yaratılmış oldu.<br />
<br />
Finansal kriz, hem çıkış noktasının ABD, AB’nın ABD ile yakın ticari ilişkilerinden, hem de birçok finansal analistin Batı kökenli olmasından dolayı, ağırlıklı olarak batı ülkeleri gözünden değerlendiriliyor. Okuduğumuz yazılar, dinlediğimiz haberler hep batı kaynaklı. Kriz Avrupa’yı nasıl etkiliyor, Amerikan bankaları nasıl bir kurtarma planını izliyor, Obama hükümeti neler yapmayı planlıyor? Oysa, küreselleşmenin en son noktada olduğu bu dönemde, Asya ülkelerinde krizin ekonomik ve sosyal etkilerini ne ölçüde yaşıyorlar, hem ülke bazında, hem de bölgesel anlamda yapılan çalışmalar neler, ne tür önlemler alınıyor? Bunlar, çok ender değinilen konular arasında. Yaşanan kriz, muson yağmuru gibi baştan aşağı herşeyi sırılsıklam mı ediyor, yoksa meltem rüzgarı gibi hafifçe dokunup geçiyor mu büyük zararlar vermeden...?<br />
<br />
<a href="http://www.datassist.com.tr/yenilikler/finansal-krizin-uzakdoguya-etkileri.html" target="_blank">Finansal Krizin Uzakdoğu'ya Etkileri başlıklı haberin devamını okumak ve Asya-Pasifik Krize Nasıl Dur Diyor sorusunun cevabını öğrenmek için lütfen tıklayın...</a><br />
<br />
Datassist - Ayşe Nazmiye Uça</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/183-Ekonomi-Borsa"><![CDATA[Ekonomi & Borsa]]></category>
			<dc:creator>dts</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38744-Finansal-Krizin-Uzakdou-ya-Etkileri</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Asyalı Devlerin Krize Yaklaşımı, Dünya Ekonomilerini De Rahatlatıyor</title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38743-Asyal-Devlerin-Krize-Yaklam-Dnya-Ekonomilerini-De-Rahatlatyor?goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 13:10:46 GMT</pubDate>
			<description>Ekonomik kriz, finans krizi, reel sektöre sıçrayan kriz... Neredeyse krizle yatıp, kriz ile kalkar olduk. Krizden çıkış yolları, krizde maliyetleri...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Ekonomik kriz, finans krizi, reel sektöre sıçrayan kriz... Neredeyse krizle yatıp, kriz ile kalkar olduk. Krizden çıkış yolları, krizde maliyetleri indirme çalışmaları şirketlerin asil faaliyetlerine harcadıklarından daha çok zaman ve enerjilerini alıyor bugünlerde.<br />
<br />
Krizin çıkış noktası ABD olmakla birlikte, gerek finansal, gerekse reel sektöre yansımaları tüm dünyayı etki altına almış durumda. Etki alanı bu çapta geniş olsa da; gündem ABD ve AB merkezli kriz senaryoları, o senaryolara karşı geliştirilen kriz tedbirlerinden oluşmakta.<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.datassist.com.tr/yenilikler/asyali-devlerin-krize-yaklasimi-dunya-ekonomilerini-de-rahatlatiyor.html" target="_blank">&quot;Asyalı Devlerin Krize Yaklaşımı, Dünya Ekonomilerini De Rahatlatıyor&quot; başlıklı haberin devamını okumak için lütfen tıklayın...</a><br />
<br />
Datassist - Ayşe Nazmiye Uça</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/183-Ekonomi-Borsa"><![CDATA[Ekonomi & Borsa]]></category>
			<dc:creator>dts</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38743-Asyal-Devlerin-Krize-Yaklam-Dnya-Ekonomilerini-De-Rahatlatyor</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tarihte Krizler ve Keşifler</title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38742-Tarihte-Krizler-ve-Keifler?goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 13:09:48 GMT</pubDate>
			<description>Birçok kriz insanlığa büyük hizmetler sağlayan buluşların önünü açmıştır. Dünyanın üretiminin yavaşladığı, mücadele gerekliliğinin esas olduğu bir...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Birçok kriz insanlığa büyük hizmetler sağlayan buluşların önünü açmıştır. Dünyanın üretiminin yavaşladığı, mücadele gerekliliğinin esas olduğu bir dönemde yaratıcı parlak zihinlerin çözümler üzerine yoğunlaşmasıyla teknoloji ve bilim alanında önemli aşamalar kaydediliyor. Bunlar sadece bilim, teknoloji ve sanayi alanlarına değil, insanların günlük hayatlarına da katkıda bulunan önemli buluşlar.<br />
1929 – Büyük Bunalım<br />
<br />
Dünya tarihinin en büyük krizlerinden ABD kaynaklı Büyük Bunalım 20’lerin sonu ile 30’lara damgasını vuran, borsaların çöktüğü, insanların işsiz kaldığı karanlık bir dönem olmuştur. Bu karanlık dönemin mihenk taşları ise, insanlığı ileri taşıyan önemli buluşlarla doludur.<br />
<br />
    * 1928’de Alexander Fleming tarafından antibiyotik ve penisilin keşfedildi.<br />
<br />
    * 1929’da Clarence Birdseye tarafından yiyeceklerin donmuş olarak saklanabileceği keşfedildi.<br />
<br />
    * 1930’da DuPont bünyesinde çalışan mühendis Wallace Carothers, neopren adındaki maddeyi buldu. Neopren, günümüzde dalgıç takımlarında, ortopedik protezlerde, elektrik yalıtımlarında kullanılan bir madde.<br />
<br />
    * 1935’te Wallace Carothers, kadın giyimine yıllarca damgasını vuran naylonu geliştirdi. Naylon, ilk ticari olarak başarı kaydeden polimer ile sadece kömür, su ve havadan elde edilen bir sentetik lif. Tekstilin yanı sıra sanayide katı naylon makine yapımında sıklıkla kullanılıyor.<br />
<br />
    * 1930’da Amerika’nın Massachusetts eyaletinde ilk damla çikolatalı kurabiye, Ruth Wakefield tarafından Toll House Inn’de satılmaya başlandı.<br />
<br />
    * 1935’te ilk franchising uygulaması Howard Deering Johnson ve Reginald Sprague’ın tarafından gerçekleştirildi. Bu sistemde amaç; bağımsız işletmecilerin aynı ismi, yemeği, malzemeleri, logoyu ve tasarımı bir ücret karşılığı kullanması.<br />
<br />
<a href="http://http://www.datassist.com.tr/yenilikler/tarihte-krizler-ve-kesifler.html" target="_blank"><br />
Tarihte Krizler ve Keşifler başlıklı yazının devamını okumak ve yaşanan diğer krizler hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşmak için tıklayın...</a><br />
<br />
Datassist - Ayşe Nazmiye Uça</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/183-Ekonomi-Borsa"><![CDATA[Ekonomi & Borsa]]></category>
			<dc:creator>dts</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38742-Tarihte-Krizler-ve-Keifler</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Karanlıkta Yeşeren Umut: Obama</title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38741-Karanlkta-Yeeren-Umut-Obama?goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 13:07:11 GMT</pubDate>
			<description>İçinde bulunduğumuz yılı kapatırken geriye baktığımızda, Irak ve Afganistan’da iç savaşların sürdüğü, Israil ve Filistin’de kanlı çatışmaların devam...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>İçinde bulunduğumuz yılı kapatırken geriye baktığımızda, Irak ve Afganistan’da iç savaşların sürdüğü, Israil ve Filistin’de kanlı çatışmaların devam ettiği, ABD’de çöken finansal sistemin tüm dünya ekonomisini batağa götürdüğü iç açıcı bir yönü olmayan bir 2008 görüyoruz. Ancak, gene ABD kaynaklı bir umut doğdu, 2008 sonu itibarıyla ‘Değişim’.<br />
<br />
Barack Obama, seçim kampanyasının yaydığı mucizevi bir ışıkla, sadece Amerika’yı değil, tüm dünyayı bu karamsar manzaranın dışına taşıma umudu uyandırdı.<br />
<br />
Barack Obama, değişik bir isim. Amerikalıların bile nasıl telafuz edeceklerini bilmedikleri, arkasında bambaşka zorlu bir yaşam öyküsü ile farklı kökenlerin, ırkların, kültürlerin, din ve dillerin barındığı bir kimlikle, Amerikan başkanlık seçimlerini kazandı. Obama aslında Amerikan halkının sembolüydü. Amerika’nın mevcut çoklu kültürel, dini, sosyo-ekonomik gerçeğini yansıtıyordu ve tüm Amerikalıları değişime davet ediyordu.<br />
<br />
2009’un başı itibarıyla, başa geçecek Obama, Amerika’yı ve dünyayı bambaşka bir yere dönüştürmek istiyor. Bunu gerçekleştirirken, önünde engebeli bir yol görünüyor. Özellikle, finansal kriz, uluslararası gündemi ve ekonomi alanlarındaki politikalarını tüm dünya ülkeleri yakından takip edecek. Seçim kampanyasındaki stratejisinden görünen o ki, Obama Amerika’yı yönetirken, sistematik ve pragmatik bir yaklaşım izleyecek ve önüne çıkan sorunları paylaşımcı bir şekilde kabinesi, iş adamları, hukukçular ve konunun uzmanlarını yanına alarak çözümler geliştirecek.<br />
<br />
<a href="http://www.datassist.com.tr/yenilikler/karanlikta-yeseren-umut-obama.html" target="_blank">Karanlıkta Yeşeren Umut: Obama başlıklı haberin devamını okumak için lütfen tıklayın...</a><br />
<br />
Datassist - Ayşe Nazmiye Uça</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/183-Ekonomi-Borsa"><![CDATA[Ekonomi & Borsa]]></category>
			<dc:creator>dts</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38741-Karanlkta-Yeeren-Umut-Obama</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Asya'nın Yükselen Kaplanı Singapur]]></title>
			<link>http://www.yazgulu.info/showthread.php/38740-Asya-nn-Ykselen-Kaplan-Singapur?goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 13:06:41 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Singapur, Malay Yarımadası'nın güneyinde yer alan, yaklaşık 700 km2 büyüklüğünde küçücük bir ada. Uzun sure İngiliz kolonisi olan Singapur, 1963'te...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Singapur, Malay Yarımadası'nın güneyinde yer alan, yaklaşık 700 km2 büyüklüğünde küçücük bir ada. Uzun sure İngiliz kolonisi olan Singapur, 1963'te Malezya Federasyonu'na bağlanmış, hemen ardından da 1965'te bağımsızlığını ilan etmiş. 4.5 milyon nüfusa sahip olan Singapur'un, %75'i Çinli, %14'ü Malay, %9'u Hintlilerden ve geri kalanı Avrupa kökenlilerden oluşuyor.<br />
<br />
Singapur geçmişten gelen antrepo ticaretiyle yürüyen son derece gelişmiş bir market ekonomisi. Hong Kong, Güney Kore ve Tayvan'ın arasında, Asya'nın dördüncü kaplanını oluşturuyor.<br />
<br />
<a href="http://http://www.datassist.com.tr/yenilikler/asyanin-yukselen-kaplani-singapur.html" target="_blank"><br />
&quot;Asya'nın Yükselen Kaplanı Singapur&quot; başlıklı yazının devamını okumak ve Singapur hakkında istatistiksel verileri görüntülemek için lütfen tıklayın...</a><br />
<br />
Datassist - Ayşe Nazmiye Uça</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.yazgulu.info/forumdisplay.php/183-Ekonomi-Borsa"><![CDATA[Ekonomi & Borsa]]></category>
			<dc:creator>dts</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.yazgulu.info/showthread.php/38740-Asya-nn-Ykselen-Kaplan-Singapur</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
