Makyaj Oyunları
  2 Oyuncu Oyunları
  Beceri Oyunları
  Zeka Oyunları   Çocuk Oyunları
  Dövüş Oyunları
  Macera Oyunları
  Mario Oyunları
  Hedef Oyunları
  Yarış Oyunları
  Spor Oyunları
  Ameliyat Oyunları
webde arkadaş
+ Konu Cevaplama Paneli
Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: 14 SUBAT GERCEK SEVGILILER GÜNÜ... Gönüllerin Sevgilisinin Dogum günü..

  1. #1
    Süper Moderatör AskDoktoru is on a distinguished road AskDoktoru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    Satılık Kalpler şehri
    Mesajlar
    4.790
    Tecrübe Puanı
    10

    14 SUBAT GERCEK SEVGILILER GÜNÜ... Gönüllerin Sevgilisinin Dogum günü..

    Mevlit Kandili yani Efendimiz(SAV)’in dünyamızı şereflendirdiği gün 14 Şubat 2011 Pazartesi akşamına denk geliyor.


    Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili
    Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.
    Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.
    O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.
    İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.
    Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?
    Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.
    O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1)
    Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece , içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda,
    - "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu.
    - "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.
    Yahudi, "VAllahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!
    "Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.

    Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.
    Ertesi gün Yahudiye vardılar:
    "Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler.
    Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.
    Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi.
    Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler.
    Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,

    "Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.
    Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.
    "Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? VAllahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)
    Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..
    Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."
    Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.(3)
    Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle:
    "O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."
    Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:
    "Hem Muhammed gelmesi oldu yakin
    Çok alâmetler belürdi gelmedin"

    Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi.
    Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.
    Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)
    Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.
    Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.
    Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.
    Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.
    Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.
    Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)

    İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.
    Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.
    [/color][/size][/font]
    [/b]





    Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.


    AMIN
    Yardım etmek mi istiyorsun? O zaman dinle; yaşama sevinci getir bana çokça olsun çabuk tükenmeyenlerinden. İhtiyacım var bu ara unutmak üzereyim mutluluğu, unuttum sıcak bir sevgi tadını, esen rüzgarın serinliğini, hadi durma öyle hatıralarımı canlandır, iyi olanları?



    Ilimsel ve Bilimsel konulari paylasdigimiz Sayfamiza tüm herkese davet ediyorum

    http://www.facebook.com/GuzelMesajlar

    Tiklayip , Begen Yapmaniz yeterli olacaktir.

  2. #2
    ツ ˻ 1 i s i ˺ Es will become famous soon enough Es - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2006
    Mesajlar
    3.692
    Girişler
    10
    Tecrübe Puanı
    10

    aminnn Rabbim herkesin dualarini kabul etsin

    Es//ebeden...


  3. #3
    KnightRideR
    Guest

    amin .

  4. #4
    YazguLu ForuM RaiN is on a distinguished road RaiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Bulunduğu yer
    ankara
    Mesajlar
    612
    Tecrübe Puanı
    3

    Aaminn... kandilimiz mubarek olsun....

+ Konu Cevaplama Paneli

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok