Forumdan En İyi Şekilde Faydalanmak İçin KAYIT Olmanız Gerekmektedir.    
' Yazgulu ' F O R U M

Go Back   ' Yazgulu ' F O R U M > Din Ve İslamiyet > Sünnetler

Sünnetler Peygamberimizin bize tebliğleri ..

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 29-11, 14:01   #1
SuRuR
Kıdemli Üye
 
SuRuR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 279
Tecrübe Puanı: 3
SuRuR is on a distinguished road
Arrow Akraba Hakki

Günümüzün en çok ihmal edilen, kıymeti bilinmeyen değerlerinden biri de akraba hakkıdır. Eğer Allah’ın bu meseleye ne kadar ehemmiyet verdiği bilinseydi, hemen herkes bu vesileyle kurtulabilirdi. Zira, Buhari’nin kaydettiği bir rivayette, Allah bütün varlıkları yarattıktan sonra sıla-i rahime şöyle buyuruyor: “Seni gözeteni ben de gözetirim. Seni keseni merhametimden mahrum bırakırım.”

O Arş ki, mânâsını tam kavrayamadığımız bir şekilde Allah’ın makamıdır. İdrak ufkumuz onu anlamaya yetmez. İşte sıla-i rahim, insanlara böyle bir makamdan seslenmektedir..

Onu konuşturan da Allah’tır. Efendimiz, bu hadiseyi naklettikten sonra, şu ayeti okumamızı ister: “Eğer insanları idare yetkisini elinize alırsanız, yeryüzünde kargaşa çıkarmaya ve akrabalarınızla alâkanızı kesmeye mi kalkışacaksınız. Böyle davranan kimselere Allah celle celâlühû lânet etmiş, onların kulaklarını sağırlaştırmış ve gözlerini kör etmiştir"(Muhammed, 49/22,23)

Başka bir Hadisi Şerifte;

"Akrabalık, Arş'ta asılıdır. Der ki: "-Beni gözeteni Allah gözetsin; beni terk edeni Allah terk etsin" (Müslim, Birr ve Sıla, 17)

Halit b. Zeyd (Ebu Eyyüb el-Ensarî) hazretlerinden rivayet edildiğine göre bir adâm Hz. Peygamber'e gelerek: "-Yâ Rasûlallah; beni Cennete sokacak bir ibadet söyler misiniz?" dedi... Rasûlüllah şu cevabı verdi:

"Allah'a ibadet eder ve O'na hiç bir şeyi ortak koşmazsın, namaz kılar, zekât verir ve sıla-i rahm edersin" (Buharî, Zekât, 1).

Peygamber Efendimizin bu kadar önemle üzerinde durduğu ve yapıldığı zaman müslümanların Cennete girmelerine sebep olacağını haber verdiği sıla-i rahim; her türlü hayır işlerinde akraba ve yakınların görülüp gözetilmesidir. Gerek âyetlerde, gerek hadislerde, bunun, namaz, zekât gibi farz ibadetlerden hemen sonra zikredilmesi, İslâmdaki önemini göstermektedir. Alimler sıla-i rahimde bulunmanın vacib olduğu görüşündedirler. Bunun, terkedilmesi, yani akraba ve yakınlarla olan ilgisinin kesilmesi, büyük günâh sayılmıştır. Cenab-ı Hakk şöyle buyuruyor:

"Allah'tan korkun ve akrabalık bağlarını kesmekten sakının" (en-Nisâ, 4/I)

ve Hadisi Şerifte;
" Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasını görüp gözetsin" (Buharî, İlim, 37; Müslim, İmam, 74-77).

"Ey insanlar, birbirinize selâm verin, akrabanızı gözetin, yemeği yedirin! Geceleyin insanlar uyurken namaz kılın ki selâmetle Cennete giresiniz" (Tirmizî, Et'ime, 45).

"Her kim rızkının bol olmasını ve ecelinin gecikmesini istiyorsa akrabasını görüp gözetsin" (Buhari, Edeb, 12);



"Yoksula yapılan sadaka bir sadakadır. Bu sadaka akrabaya yapılmışsa iki sadaka demektir. Biri sadaka, diğeri sıla-i rahimdir ki bu da sadaka sayılır" (Tirmizi, Zekât, 26).

Abdullah bin Mesud’un hanımı Zeynep, kocasına şöyle der. “Allah Resûlü, sadaka, zekat vermemizi emretti. Eğer istersen sana vereyim. (Çünkü, Abdullah da muhtaç bir insandır.) yoksa başkalarına vereyim. Meseleyi Efendimiz’e sorarlar. Efendimiz buyururlar ki: “Biri akrabalık ecri, biri de sadaka ecri olarak ona iki ecir vardır.”



Pek çok mevzuda Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem, akrabayı öne çıkarır.

Mesela, Ebu Talha’nın başından geçen bir hadise var. “Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça gerçek iyiliğe eremezsiniz” (Âl-i İmran, 3/92) ayeti inince, en çok sevdiği hurma bahçesini harcamak için Allah Resulü’ne gelir nasıl davranması gerektiğini sorar. Allah Resulü de, “Orasını yakınların arasında bölüştürmeni uygun görüyorum.” buyurdu. O da, o bahçesini akrabaları ile amcaoğulları arasında bölüştürdü. Bir başka hadislerinde Efendiler Efendisi, sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyordu: “Vebde’ bimen teûl.” Yani infak edeceğin zaman yakınlarından başla.


Amr bin Abese ismindeki sahabi anlatıyor: “İslam’ın ilk yıllarıydı. Allah Resulü’ne gelerek, ‘Sen kimsin’ dedim. ‘Peygamberim’ dedi. ‘Peygamber ne demek’ dedim. ‘Allah, beni görevli olarak gönderdi’ dedi. ‘Peki Allah seni neyle görevlendirdi’ dedim. Buyurdular ki; “Allah beni, akrabalık bağlarını gözetmeyi, putları kırmayı ve Allah’a şirk koşmamayı, O’nu tek olarak tanımayı tebliğ etmekle görevlendirdi.”



Allah Resulü’ne bir adam gelir ve sohbet etmeye en layık insanın kim olduğunu sorar. Kainatın Efendisi, üç defa annen dedikten sonra, “baban ve sonra da derecesine göre diğer yakınlarındır.” buyurur.

Akrabalarımız, özellikle hala, teyze, amca, dayı, gibi yakınlarımız aileden sayılır. Onları kendi yakınlarımız bilerek davranışlarımızı ayarlamakta büyük faydalar vardır. Rasûlüllah (s.a.v): "Teyze, anne yerindedir" (Tirmizi, Birr, 5) buyuruyor. Amca da baba yerindedir.

Cenab-ı Hakk şöyle buyuruyor:

“Ben sizden bir ücret istemiyorum. Ancak, yakınlarıma sevgi ve muhabbet beslemenizi istiyorum” (Şûrâ, 42/23)

Sıla-i rahim konusunda dikkat edilecek hususlârdan biri de şudur: İyilik, karşılık bekleyerek yapılmamalı, sadece görüp gözeten yakınlara karşı sıla-i rahimde bulunulmamalı; aksine, unutan, akrabalık bağlarını koparanlara karşı da bu görev yerine getirilmelidir. Hz. Peygamber şöyle buyuruyor:

"İyiliğe benzeri ile karşılık veren kişi, tam anlamıyla akrabasını görüp gözetmiş olmaz. Hakiki sıla, kişinin kendisi ile ilgiyi kesenleri görüp gözetmesidir" (Buharî, Edeb, 15).

İyilik her durumda düşünülmeli ve yapılmalıdır.

ve Hadisi Şerifte;
"Akrabalık bağlarını kesip koparan kimse Cennete giremez" (Buhari, Edeb, 11);

Buharî şârihlerinden Kirmani (ö. 786/1384), bu hadisi şöyle yorumlanmıştır: Günahı nedeniyle bir mü'min kâfirlikle itham edilemez. Dolayısıyla mü'min cezasını çektikten sonra da olsa, mutlaka cennete girecektir. Buradan hareketle bu hadisi şu şekilde anlamak gerekir: Allah'ın ziyaretle ve ilişki kurmakla emrettiği bütün şeylerle, kısaca İslâm'la alakayı kesen kişi kâfir olur. Veya akraba ile alakayı kesmeyi helal sayan kişi cennete giremez veya ilk girenlerle beraber cennete giremez.

Ebû Hureyre naklediyor. Allah Resulü buyuruyor ki: “Âdemoğlunun amelleri her perşembe akşamı Allah’a sunulur. Cenâb-ı Hak, yakınlarıyla alakasını kesenin amelini kabul etmez.”

Bunca ikaz ve teşvikten sonra biz inananlara, inandığımız Allah ve Resulü’nün rızası istikametinde davranmak düşer. Şimdi, küs olduğumuz akrabalarımız varsa, bir telefon edelim gönlünü alalım . Bir çay içmeye gidelim. Zor da olsa bunu yapalım. Hiç hal hatır sormadığımız yakınlarımız varsa, hemen bugün bir telefon açıp hatırını soralım bir mail, bir mesaj da olsa gönül alalım. Böylece gitmek için can atacağımız cennete gidiş yollarını kolaylaştırmış olalım. Allah yâr ve yardımcımız olsun.
(Allahümme veffiknâ ilâ mâ tühibbu ve terdâ) Allahım bizi, sevdiğin ve razı olduğun işleri yapmaya muvaffak eyle. Amin.
__________________
Sana zulmedeni affet, seninle ilgilenmeyen akrabana yardım et, sana kötülük yapana iyilikle mukabele eyle, aleyhinde de olsa doğruyu söyle.
SuRuR isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Welcome
To see more of this thread, please login or register.
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim